Kentsel Dönüşüm Projeleri Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Blog

Blog

Garanti Bankası ile Dönüşüm Başlıyor!

Kentsel Dönüşüm Projesi konusundaki soru işaretlerini gidermek amacıyla, süreci sizler için özetledik.

Kentsel dönüşüm, son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz bir kavram olmasına rağmen aslında hakkında bilinenler oldukça az. Bu konuda bize yöneltilen soruları incelediğimizde, Kentsel Dönüşüm Projesi’nin amacı, kapsamı ve avantajları gibi birçok konuda doğru bilinen yanlışlar olduğunu görüyoruz. Biz de Kentsel Dönüşüm Projesi hakkında soru işaretlerini gidermek amacıyla, süreci sizler için özetledik.

Dönüşümü kaçırmayın

Riskli alanlarda bulunan ya da riskli olarak belirlenen binaların, can ve mal kaybına neden olacak şekilde tehdit oluşturduğu durumlarda yenilenmesi gerekiyor. Deprem, su baskını gibi doğal afetlerin yaşandığı; zeminin inşaata elverişli olmadığı bölgeler, eski ve sağlıksız yapılar bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Bu tür risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan çalışmalar doğrultusunda, riskli alanlarda bulunan veya risk taşıyan yapıların yeniden inşasına yönelik çalışmalar başlatıldı. "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” da 2012 yılında bu doğrultuda yürürlüğe girdi. Kanun halk arasında "Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak biliniyor.

Neden kentsel dönüşüm?

Kentsel dönüşüm, geçmişi 19. yüzyıla dayanan oldukça eski bir kavram. Sanayi Devrimi sonrasında şehirlerde hızla artan nüfus, sağlıksız ve yaşam standartları düşük konutların plansızca inşası çarpık bir kentleşmeye neden oldu. Bu plansız yapılaşmanın yarattığı karmaşık görüntü, sanayinin yoğunlaştığı bölgelerdeki hava kirliliği ve yerleşim alanlarındaki yetersiz altyapı hizmetleri gibi sorunların her geçen gün artması sebebiyle bu durumun önüne geçilmek istendi. Bu sebeple "Park Hareketi” isimli yenileme projesi, 1850-1860 yılları arasında Paris’te hayata geçirildi. Devam eden yıllar boyunca savaşların yarattığı tahribatlar, doğal afetler ve birçok farklı sebepten dolayı başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde kentsel dönüşüm projeleri uygulanmaya devam etti.
Bugün geniş caddeleri, ulaşım olanakları, sosyal alanları ve şık binalarıyla beğeni toplayan Paris, Londra, Rotterdam gibi birçok büyük şehir kentsel dönüşüm projelerinin başarıyla uygulandığı örneklerden sadece birkaçı.
Ülkemizdeki algı her ne kadar doğal afet riski taşıyan bölgelerdeki binaların yenilenmesi şeklinde olsa da, kentsel dönüşümün ana hedefi öncelikle "kaliteli yaşam” oldu. Projenin uygulanmasındaki en önemli etkenler arasında, dönüşümün odağındaki bölgede kentleşmenin çarpık ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek nitelikte olması yer alıyor. Ayrıca, bir dönem yoğun bir yerleşimin olduğu fakat zaman içerisinde kent hayatından uzaklaşarak atıl kalan bölgeler de, tekrar toplumsal yaşama kazandırılmak üzere dönüşüm kapsamına alınmakta.
Toplumsal huzur ve refahın artırılmasındaki en önemli etken, çağın gerekliliklerine uygun yaşam alanlarına sahip olmak. Bu sebeple kentsel dönüşüm daha sağlıklı bir yaşam, daha kaliteli altyapı ve ulaşım hizmetleri ile hepsinden önemlisi çok daha güvenli bir barınma imkânı sağlaması açısından kesinlikle uygulanması gereken önemli bir proje. Sağlık ve can güvenliği gibi vazgeçilmesi imkânsız gerekçeler göz önünde bulundurulduğunda, kentsel dönüşümün ne denli hayati bir uygulama olduğu rahatça görülebilir.

Kentsel dönüşüm süreci nasıl işliyor?

Evinizin Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yenilenmesi için öncelikle risk tespitinin yaptırılması gerekiyor. Bunun için yapılması gereken tek şey, tapu ve nüfus cüzdanı fotokopisiyle ilgili kuruluşa başvurmak.
Risk tespit edilmesi durumunda sürecin ikinci adımına geçiliyor. Bu süreç de hak sahiplerinin yıkım kararı almasıyla başlıyor; tahliye ve yeniden inşa kararlarının alınmasıyla sona eriyor. Ardından süreç risk taşıyan binanın yıkılması ve yeniden inşasıyla neticelendiriliyor.

Faiz desteği ve kira yardımı

Kentsel Dönüşüm süreci bu şekilde özetlense de sürece dair merak edilenler bununla sınırlı değil. En çok merak edilen konuların başında, binanın yıkım ve yeniden inşa süreci boyunca hak sahipleri ya da kiracıların barınma ihtiyaçlarının nasıl giderileceği geliyor. Bu konuda devlet tarafından alınan tedbirler olduğunu belirtmekte fayda var. Öncelikle, devlet tarafından tahliye, yıkım ve yeniden inşa süreci için öngörülen süre boyunca hak sahibi ya da kiracılar için barınma alternatifleri sunuluyor. Bunun mümkün olmadığı durumlardaysa kira yardımı yapılarak süreç boyunca kimsenin mağdur olmaması sağlanıyor.
Bu süreçte yeniden inşa kararı alınması durumunda Garanti Bankası olarak riskli binanın inşası için gereken tutar üzerinden konut kredisi kullanma olanağı sunuyoruz. Ayrıca bu kredi devlet destekli olduğu için birçok vergi avantajına da sahip olduğunu belirtelim.  
Yeniden inşa kararının hak sahiplerinden biri ya da birkaçı tarafından onaylanmaması durumunda, hissenin diğer hak sahiplerine satılması ya da kamulaştırma neticesinde arsa bedelinin devlet tarafından ödenmesi de mümkün.

Kentsel Dönüşümde Her Soruya Bir Cevabımız Var!

Yeniden inşa sürecinde kullanılacak kredinin özelliğinden, süreç boyunca sağlanan devlet desteklerine kadar Kentsel Dönüşüm hakkında öğrenmek istediğiniz her şeye www.kentseldonusumcevaplari.com adresimizden ulaşabilirsiniz.

Etiketler : mortgage,konut kredisi,ev kredisi

BaşvurHızlı Erişim

Biz Sizi Arayalım

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HAKKINDA BİLGİLENDİRME

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) uyarınca, T. Garanti Bankası A.Ş. olarak, Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel bilgilerinizin aşağıda açıklandığı çerçevede; kaydedilecek, saklanacak, güncellenecek, mevzuatın izin verdiği durumlarda 3. kişilere açıklanabilecek / devredilebilecek, sınıflandırılabilecek ve KVKK’da sayılan şekillerde işlenebilecektir.

Kişisel verilerin işlenme amaçları ve hukuki sebepleri; Bankacılık Kanunu ve diğer mevzuat kapsamında acente sıfatıyla sunabileceklerimiz de dahil olmak üzere her türlü ürün ve hizmetlerde kullanılmak; işlem sahibinin bilgilerini tespit için kimlik, adres ve diğer gerekli bilgileri kaydetmek; elektronik (SWIFT, internet / mobil bankacılık vs.) veya kağıt ortamında işleme dayanak olacak tüm kayıt ve belgeleri düzenlemek; mevzuat, BDDK, TCMB ve diğer otoritelerce öngörülen bilgi saklama, raporlama, bilgilendirme yükümlülüklerine uymak; talep edilen / diğer bankamız ürün / hizmetlerini sunabilmek ve akdettiğiniz sözleşmenin gereğini yerine getirmektir.

Yukarıda belirtilen amaçlarla, kişisel verilerin aktarılabileceği kişi / kuruluşlar; Bankacılık Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerinin izin verdiği kişi veya kuruluşlar; bunlarla sınırlı olmamak üzere 5411 sayılı Bankacılık Kanunu madde 73 / 4’te sayılan finansal kuruluşlar ile diğer 3. kişiler; BDDK, SPK, TCMB gibi kamu tüzel kişileri; ana hissedarımız, doğrudan / dolaylı yurtiçi / yurtdışı iştiraklerimiz; bankacılık faaliyetlerimizi yürütmek üzere hizmet aldığımız, işbirliği yaptığımız, program ortağı kuruluşları, yurtiçi / yurtdışı bankalar ve diğer 3. kişilerdir.

Kişisel verilerin toplanma yöntemi; Genel Müdürlük, Şubeler, kiosklar, ATM’ler, internet şubesi ve çağrı merkezi gibi kanallar aracılığıyla kişisel verileriniz sözlü, yazılı veya elektronik ortamda toplanabilir.

KVKK’nın 11. maddesi gereği haklarınız; Bankamıza başvurarak, kişisel verilerinizin; a) işlenip işlenmediğini öğrenme, b) işlenmişse bilgi talep etme, c) işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, ç) yurt içinde / yurt dışında aktarıldığı 3. kişileri bilme, d) eksik / yanlış işlenmişse düzeltilmesini isteme, e) KVKK’nın 7. maddesinde öngörülen şartlar çerçevesinde silinmesini / yok edilmesini isteme, f) aktarıldığı 3. kişilere yukarıda sayılan (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin bildirilmesini isteme, g) münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi nedeniyle aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, ğ) kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız hâlinde zararın giderilmesini talep etme hakkına sahipsiniz. Bu kapsamdaki haklarınız 07.10.2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecektir.

Kapat